Aşkı Hissettiren Nedir?
Aşkı size hissettiren nedir? Romantik bir kitap mı, yada film ve ya dizi mi? Belki çevrenizde çok imrendiğiniz bir çift, yada benim gibi bir kaç kıta şiir. Aşık bir şairin kaleminden damla damla mürekkeple akmış şiirler.
Bunlar öyle etkili olabilir ki aşka inanmayan birisini dahi etkiler ama bir sorum olacak: Ya bizi etkileyen aşk değil de onu hissetmekse? Şöyle bir düşünün, öyle bir şey okuyorsunuz ki kelimeler iliklerinize kadar işliyor, vay be diyorsunuz, nasıl da sevmiş. Ama bazı sular göründüğünden daha derine ve karanlık olabilir.
Hayatımıza aşk girdiğinde ne bekleriz? Huzur, güven, sevgi, sadakat. Özellikle de sadakat ki ben mutlak sadakatin olmadığı hiç bir aşka hiç bir ilişkiye inanmam. Çünkü benim fikrimce sadık olmayı beceremeyen birisinin hissettiği aşk doğru bir aşk değildir. Sadakatsizlik ne kadar da yanlış değil mi, ne kadar da aşağılayıcı. Onun verdiği güven ise ne kadar huzurlu. İşte sevgi, işte aşk, işte şairlerin mısra mısra, kıta kıta anlattığı o büyü.
Anlatması zor ama anlaması o kadar da zor değil. Anlatmak istediğim şey şiirlerde bize değen şeyin aşk mı yoksa şairin aşkı mı olduğu.
Düşünün, şair çok aşık, çiçekli böcekli şiirler yazıyor, tatlı benzetmeler ve acı veren özlemlerle de bunu süslüyor ama zaman geliyor ve şair bu aşkını aldatıp başka bir aşka yüzüyor. Gene aşk şiirleri gene çiçekler ve böcekler. Biz iki şiirli de okuduğumuzda aşkı hissederiz, her ne kadar ikinci şiir bir aldatmacadan bir sadakatsizlikten ortaya çıksa da. Çünkü bize o duyguyu hissettiren aşkın doğruluğu değil şairin mürekkebidir. Şair duygularını döker ve biz de okuruz; bu aldatmaca da olsa, sadakat ile bağlı bir aşk da.
Bazen hissettiğimiz şeyin doğru olup olmadığını bilemeyiz ya, bizi tatmin eder, sürükler, içine çeker, damarlarımızda akar ama yanlış olup olmadığını anlayamayız çünkü bize bir şeyler hissettirir. Bu şiirler de böyledir ve bu şairler de bence bu hislerle yazar, kelimelerin şehvetiyle.
Şairler gönlünden geçeni doğru yanlış demeden yazıyor ve biz de gönlümüze teğet geçtiği için okuyoruz, bize değmesinin sebebi bu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder